Yükleniyor

Boşanma ve Velayet Davaları

Boşanma ve Velayet Davaları

Boşanma ve Velayet Davaları

Son olarak, cevabınıza karşılık olarak karşı tarafın görüşleri mahkemeye ulaştıktan sonra ilgili mahkeme bir ön inceleme duruşması gerçekleştirir. Bu duruşmada hakim, taraflara uzlaşma imkanları hakkında düşüncelerini sorar. Eğer taraflar arasında bir anlaşma sağlanamazsa, mahkeme usul gereği tahkikat aşamasına geçer. Bu aşamada her iki taraf, tüm delillerini, tanıklarını ve ileri sürecekleri iddialarını mahkemeye yazılı olarak sunar. Sonrasında, mahkeme, tanıkların ifadesinin alınması ve mevcut delillerin sunulması veya bulundukları yerlerden temin edilmesi, eksik evrakların ise tamamlanması amacıyla müzekkere hazırlayarak sürecin son aşamasına ulaşır. Burada ileri sürdüğünüz konunun kanıtlanması, tanıkların ifadelerinin alınması bakımından yargılama süreci açısından son derece kritiktir. Unutulmaması gereken husus, iddianın ispat yükümlülüğünün iddia sahibi üzerinde bulunduğudur. Boşanma davalarında bir avukatın varlığı zorunlu değildir; bununla birlikte, hak kayıplarından kaçınmak amacıyla, alanında uzman bir avukattan yardım almanızı şiddetle öneririm. Özellikle, yukarıda ayrıntılı olarak ele aldığım 2011 tarihli Usul Kanunu, davaların hızlı bir şekilde değerlendirilmesi avantajını sağlarken, bireylerin kendi davalarını tek başına takip etmelerini zorlaştırmıştır. "Boşanma davalarının daha teknik bir çerçeveye alındığı ve aile mahkemelerinin kuruluş amaçlarının göz önünde bulundurulduğu durumlarda, bir vekil ile davalarınızı yürütmeniz büyük fayda sağlayacaktır." GEREKÇELERİ BOŞANMA DAVASI AÇMAK İÇİN
--- Zina
--- Hayata kast
--- Onur kırıcı yaşam tarzı
--- Aşırı kötü muamele
--- Şeref kırıcı davranışlar
--- Akıl hastalığı
--- Terk
--- Evlilik birliğinin dayanılmaz hale gelmesi (şiddetli geçimsizlik)
--- Suç işleme

“BOŞANMA DAVASININ REDDİ”

Yasalar şöyle der: "Kusurlu taraf, dava açma yetkisine sahip değildir; dava, kusursuz veya daha az kusurlu taraf tarafından açılma hakkına sahiptir." Ancak, kusurlu tarafın belirlenmesi hususunda nihai kararı yine mahkeme verir. Her durumda, taraftarlardan biri veya her ikisi dava açma yetkisine sahiptir. Davanın açılışında öne sürülen iddialar, mahkeme aşamasında gerçekleştirilecek delil incelemesi sonucunda asılsız çıkarsa ve/veya davacı, davalıdan daha fazla kusura sahipse, ayrıca davanın temel dayanağı olan delillerin ibrazı mümkün olmazsa, mahkeme hakimi davayı reddetme yoluna gidecektir. In this context, the law also recognizes the right to initiate legal proceedings for the party that has a greater degree of fault or is at fault. Gerekli analizleri gerçekleştirdikten sonra, mahkeme davayı kabul etme veya reddetme yönünde bir karar verebilir. Bu durum yalnızca boşanma hukukunda değil, tüm mahkemelerde benzer şekilde geçerlidir. DETERMINATION OF ALIMONY AMOUNT IN DIVORCE CASES

It is not necessary for the divorce proceedings to be concluded in order to ascertain the amount of alimony. Davanın ikamesiyle birlikte, taraflardan birinin talebi doğrultusunda, bir nafaka tutarı hakimin takdiriyle geçici olarak tayin edilebilir. Nafakanın tespitinde tarafların sosyo-ekonomik durumları kriter olarak değerlendirilir. Tarafların elde ettikleri kazançlar, ek gelirler ve bunların toplamı, tarafların gerçekleştireceği ödemeler ve dolayısıyla giderler açısından son derece önemlidir. Tüm bu unsurlar, mahkeme tarafından değerlendirilecek ve uygun bir nafaka miktarı tespit edilecektir. Çocuklar için ödenecek nafakalar, yasamızda özel olarak düzenlenmiştir. Mali yükümlülükler açısından pek çok borcun ifa edilmemesi durumunda hapis cezası uygulanmazken, nafaka yükümlülüğünün ihlali halinde hapis cezası hala geçerliliğini korumaktadır. Bu durum, Medeni Kanun çerçevesinde hukuk sistemimizin nafaka meselesine ne denli önem atfettiğinin bir göstergesidir. Boşanma sürecinde mal paylaşımı nasıl gerçekleşir? 1 Ocak 2002 tarihli 4721 sayılı yeni Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesinden önceki evliliklerde, boşanma 1 Ocak 2002'den sonra gerçekleşiyorsa, 2002 yılı öncesinde geçerli olan mal ayrılığı rejimi uygulanır. Bu durum, bireylerin adına tescilli olan varlıkların tescilinin veya kullanımının aynı şekilde sürdürülmesi ve diğer tarafın bu varlıklar üzerinde hak veya alacak iddiasında bulunmaması için, ilgili kişinin söz konusu varlığın edinilmesine doğrudan katkıda bulunduğunu somut bir şekilde ispat etmesini gerektirir. Özün temeli, evde çalışan ve çocuklarına emek veren kadının mal ayrılığı rejiminde haklarının bulunmamasıdır. Bu bağlamda, kadınların mağduriyetlerini önlemek amacıyla 2002 yılında yürürlüğe giren yeni medeni kanun ile edinilmiş mallara katılma rejimine geçiş yapılmıştır. Bu yasa ile taraflar arasında evlilik süreci sırasında edinilmiş malların ortak bir şekilde paylaşılması hedeflenmiştir. Burada, kişisel olarak değerlendirilen varlıklar kapsam dışında tutulmaktadır. Örneğin, eşinize miras olarak intikal eden bir mülk bu duruma dahil değildir. Ancak, değer artışına ilişkin olarak dava açma hakkına sahip olabileceğiniz unutulmamalıdır. Örneğin, bu ev eşinizden miras olarak intikal etmiş ve siz de iç mekanını yenilemiş olabilirsiniz; dolayısıyla, bu durum değer artışına yol açmış olup, bu artışı talep etme hakkına sahipsiniz. VELAYET DURUMU SONRASI BOŞANMA

Eşlerden biri velayeti talep ediyor ve diğeri bu talebe karşı çıkıyorsa, genel bir kural olarak, velayeti isteyen taraf çocuk üzerinde üstün hakka sahip olur. Çekişmeli boşanmalarda yaşanan anlaşmazlıklardan biri, çocuğun velayetinin hangi tarafa verileceği meselesidir. Velayet düzenlemesinde, çocuğun psikolojik ve duygusal gelişiminin kimle daha sağlıklı bir şekilde gerçekleşeceği ve çocuğun üstün yararlarının hangi tarafça daha etkin bir şekilde gözetileceği dikkate alınarak, çocuk o tarafa tevdi edilir. Özetle, mahkemeler velayet düzenlemeleri esnasında, gerektiğinde uzman desteği alarak çocuğun hangi ebeveyn yanında daha mutlu olacağına büyük önem atfeder ve bu doğrultuda velayet meselesini değerlendirir. How does a consensual divorce case proceed? According to Article 166 of the Turkish Civil Code. Yasal düzenlemelere göre, evlilik birliğinin en az bir yıl sürdüğü durumlarda, anlaşmalı boşanma talebiyle mahkemeye başvurulabilmesi için herhangi bir sebep gösterilmesine gerek bulunmamaktadır; taraflardan biri veya her ikisi de aile mahkemelerinde dava açabilir. Bu boşanma davasında, en mühim hususlar arasında her iki tarafın mahkeme duruşmasında bulunması, boşanma isteği konusunda mutabık kalınması ve ilgili bir protokol hazırlanmış olması yer almaktadır. Söz konusu protokolde, eğer varsa çocukların velayeti, mal paylaşımı ve nafaka konuları netleştirilmelidir. Mahkeme hakimi, bu protokolü değerlendirdikten sonra eğer hukuka uygun bulursa, bir duruşmada "anlaşmalı boşanma" ile ilgili kararını ilan eder ve boşanma gerçekleşmiş sayılır. Anlaşmalı boşanma hemen geçerli hale gelmez; hakimin celsedeki anlaşmalı boşanma kararı sonrasında, 15 günlük bir temyiz süresi mevcuttur. Taraflar, bu süre zarfında temyiz hakkını kullanmaktan vazgeçerse, boşanma 15 günlük sürenin sonunda kesinleşir. Alternatif olarak, taraflar temyiz süresini beklemeden "Temyizden Feragat" dilekçesi sunarak bu kararı da kesinleştirme imkanına sahiptir. Önemli bir noktanın göz ardı edilmemesi gerekmektedir: Boşanmanın fer’i niteliğinde olmayan ziynet eşyası ve mal rejmi tasfiyesinden kaynaklanan alacak davaları gibi konular, mutlaka taraflar arasında yapılacak bir protokolle neticelendirilmelidir. Zira, anlaşmalı boşanma davasının karara bağlanmasının ardından, Yargıtay içtihatlarına göre on yıllık bir zaman aşımı süresi söz konusu olmakta ve bu süre zarfında mal rejmi tasfiyesi davası açılması mümkün bulunmaktadır. Bu bağlamda, tarafların deneyimli bir avukattan destek almasını şiddetle öneriyorum. SAĞLIKLI BOŞANMA KARARINI NASIL ALIRSINIZ

Hiç kimse evlilik kararını alırken boşanmayı aklının bir köşesine bile getirmez; her birey mutlu bir birliktelik kurmanın peşindedir ve bu birliğin ömür boyu sürmesini hayal eder, ideal bir çift olma arzusuyla doludur. Amaç bu yönde olduğu sürece, ekonomik, sosyal ya da diğer etkenler çiftler arasındaki huzuru giderek zayıflatabilir ve tartışmaların ve çekişmelerin yükseldiği bir evreye geçiş yapabilir. Bu huzursuz durum, zamanla daha ciddi anlaşmazlıklara yol açarak, aynı evde yaşamaktan dolayı psikolojik ve fiziksel zarar görme ihtimaliyle içinden çıkılması güç bir hale dönüşebilir. Eğer durum bu noktaya geldiyse ve boşanma dışında bir seçenek bulunmuyorsa, önerim; karar verme sürecinde duygusal yoğunluktan uzak, ideal olarak birkaç günlük bir tatil sırasında bu kararı gözden geçirmenizdir. Özellikle, akşam saatlerinde tartışıp hemen boşanma kararı almak ve bu kararı ertesi güne sarkıtmak yerine, aceleci davranmamanız önemlidir. Bu kararı alırken, çocuklarınızın boşanmadan en az şekilde etkilenmesini sağlamak adına alternatif çözümler geliştirin ve boşanma süreciyle ilgili somut kanıtlar toplayın.